Sağlık bilgi platformuı - 05 Temmuz 2022, Salı

Karne cezası vermeyin

Karne cezası vermeyin

Karne dönemine giriliyor. Uzmanlar diyor ki: Panik yok. Çocuklarına başarılı olan akranlarıyla kıyaslamak yok. Baskı yok. Oyunu engellemek yok. Çözüm odaklı plan var.

İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi Psikoloji Bölüm Başkanı Doç. Dr. Aylin İlden Koçkar karne sürecinde nasıl davranılması gerektiğini anlattı.

Karne dönemine gelindiğinde milyonlarca öğrenciyi farklı bir heyecan sarar. Kırık not bekleyenlere de çok zaman korku duyurur. Bu süreçte ebeveynlerin ortaya koyacakları yanlış davranışlar çocukların kişisel gelişimlerine zarar verebilir.

Kötü olan karne için öncelikle üzerinde durulması gereken ihtimalleri göz önünde bulundurmak gerekir.

ÖRNEK MODEL SEÇİLMELİ

  • Bu karne ebeveyn için sürpriz ise ciddi bir sorun var demektir. Ebeveyn bu noktada çocuğun genel gidişatıyla ilgilenmemiş olabilir. Çocuk ebeveyne doğru bilgiler de vermemiş olabilir. Belki de evde bir karmaşa hakimdir. Okul görüşmeleri yapılmalı ve danışmanlık alınmalı.
  • Alınan karne ebeveynin bildiği ve beklediği bir durum ise endişe edilecek bir şey yok. Herkes konu ile ilgili bilgi sahibi olduğu için bilinçli biçimde çözüm odaklı düşünülmeli.
  • Çocukta dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluğu veya özgül öğrenme bozukluğu olup olmadığının ayırt edilebilmesi için çocuk ruh sağlığı uzmanına başvurulmalı.
  • Çocuğun geleceğe dair bilinç kazanması için çeşitli meslek gruplardan kişilerle konuşması sağlanmalı. Ergenin kendisine örnek alabileceği sağlıklı bir model ile iletişimde olunmalı.
  • Muhakkak her çocuğun başarılı olduğu bir alan vardır. İyi notların üzerinde durulmalı. Çocuğa başarı duygusunu yaşatılmalı. Böylece iyi olunmadığı alanlarda daha net çaba gösterilir.
  • Çocuk hiçbir surette akranları, kardeşleri vb. kişilerle değil, kendisinin önceki durumuyla kıyaslanmalı.
  • Ne olursa olsun, çocuğa sevildiği bilgisi hissettirilmeli. “Seni, olduğun gibi seviyorum, yaptığın ya da yapmadığın hiçbir şey sana olan sevgimi değiştiremez” gibi sözler söylenmeli.
  • Çocuğun kişiliğine yönelik asla eleştiri yapılmamalı. Davranışa dair planlama gerek. “Sence bu dönem hangi dersler senin için en zor olanlarıydı? Bu konuda nasıl bir plan yapabiliriz?” gibi sorularla çözüm odaklı bir plan geliştirilmeli.

OYUNLAR KISITLANMAMALI

Derslerde başarı göstermemiş olan öğrencilerin de başarılı öğrenciler gibi tatilde oyun oynama hakları olduğu unutmamak gerekir.

Oyun çocuğun işi ve kendisini ifade etme aracıdır. Çocuğun oyununa ebeveynin de katılması gerek. Ebeveyn ile günde 20-25 dakika oynanması, günde 2 bardak süt içilmesinden bile önemli. Sütten alınan kalsiyum diğer gıdalardan da alabilir ama ebeveyn ile oyun oynamak sayesinde kazanılacak bilişsel ve sosyal katkı başka bir yerden sağlanamaz.

ÖDÜL SÖZLERİ TUTULMALI

Başarı ile birlikte verilen ödül sözlerinin de tutulması gerekir. Tutarlı ve güvenilir ebeveynlik sergilemek açısından bu önemli. Ancak başarma duygusu yeterli bir ödül olmalıdır. Dış desteğe ihtiyaç duyan çocukların müze, kütüphane, tiyatro, bilim ve sanat atölyelerine götürülmesi de düşünülebilir.

NOTLARIN ZEKA İLE İLGİSİ YOK

Karne notlarının zeka ile ilgili olmadığını unutmayın. Karne notları düzenli, tutarlı ve sabırlı biçimde çalışma ile ilişkilidir. Zeki bir çocuğun, derslerde hayaller kurup evde kitabın kapağını açmadığı durumda düşük not alması nasıl mümkünse, bilişsel kapasitesi ortalamanın altında olan bir çocuğun da yoğun biçimde çalışmak suretiyle başarılı olması mümkündür.

BİLGİLER KAPALI VERİLMELİ

Bazı öğretmenlerin çocukların ortasında karne vermesi çok doğru bir uygulama değildir. Kırık notu olanların kendilerini kötü hissetmemeleri için karneler kapalı biçimde çocuklara iletilmeli, çocuklar da karnelerini evde açmalıdır. Böylece iyi ya da kötü bir karşılaştırma söz konusu olmayacaktır.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz